Nitelikli Okul Öncesi Eğitim Nasıl Olmalı? Veli Rehberi


Okul öncesi yıllar, çocuğun yalnızca yeni bilgiler öğrendiği değil; kendisini, çevresini ve başka insanlarla birlikte yaşamayı keşfettiği çok önemli bir dönemdir.

Bu nedenle nitelikli bir anaokulu eğitimi, çocuklara mümkün olduğunca fazla bilgi aktarmaktan ibaret değildir. Asıl amaç; çocuğun merakını, düşünme becerisini, yaratıcılığını, kendini ifade etmesini, sosyal ilişkilerini ve öğrenmeye karşı olumlu tutumunu desteklemektir.

Peki çocukların gerçekten öğrenebildiği nitelikli bir okul öncesi ortamı nasıl olmalıdır?

Çocuk Öğrenme Sürecinin Aktif Bir Parçasıdır

Çocuklar yalnızca yetişkinleri dinleyerek öğrenmezler.

Oyun oynarken, soru sorarken, bir nesneyi incelerken, arkadaşlarıyla birlikte çözüm ararken, deneyerek ve bazen yanılarak da öğrenirler.

Bu nedenle okul öncesi eğitimde çocuğun yalnızca verilen yönergeleri uygulaması değil; düşünmesi, seçim yapması, soru sorması ve etkinliklere aktif biçimde katılması önemlidir.

Çocuğun merak ettiği bir konu, güçlü bir öğrenme fırsatına dönüşebilir.

Oyun Öğrenmenin Temel Yollarından Biridir

Okul öncesi dönemde oyun yalnızca eğlenmek için geçirilen zaman değildir.

Çocuk oyun sırasında:

• problem çözmeyi,
• iletişim kurmayı,
• sıra beklemeyi ve iş birliği yapmayı,
• hayal gücünü kullanmayı,
• duygularını ifade etmeyi,
• plan yapmayı ve karar vermeyi

deneyimler.

Bu nedenle nitelikli bir eğitim ortamında oyun, öğrenmenin karşısında değil; öğrenmenin doğal bir parçasıdır.

Her Çocuk Aynı Şekilde ve Aynı Hızda Gelişmez

Aynı yaş grubundaki çocukların bile ilgi alanları, deneyimleri, güçlü yönleri ve desteklenmeye ihtiyaç duydukları alanlar farklı olabilir.

Bir çocuk kendisini konuşarak çok rahat ifade ederken başka bir çocuk resim, hareket veya oyun yoluyla daha kolay iletişim kurabilir. Bir çocuk yeni bir etkinliğe hemen katılırken başka bir çocuk önce uzun süre gözlemlemek isteyebilir.

Bu farklılıklar doğal karşılanmalıdır.

Nitelikli okul öncesi eğitimde amaç bütün çocukların aynı anda aynı şeyi aynı biçimde yapmasını sağlamak değil; ortak hedeflere ulaşırken çocukların bireysel özelliklerini de dikkate almaktır.

Merak Etmek ve Soru Sormak Desteklenmelidir

“Neden?”, “Nasıl?”, “Acaba ne olur?” gibi sorular çocukların dünyayı anlamaya çalışmasının doğal bir sonucudur.

Çocuğa yalnızca doğru cevabı söylemek yerine araştırabileceği, deneyebileceği ve kendi sonucuna ulaşabileceği fırsatlar sunmak öğrenmeyi daha anlamlı hale getirir.

Bir yaprağı incelemek, suyun farklı maddeler üzerindeki etkisini gözlemlemek, bir hikâyenin sonunu tahmin etmek veya bloklarla bir yapının neden yıkıldığını araştırmak çocuk için güçlü öğrenme deneyimleri olabilir.

Önemli olan yalnızca sonuç değil, çocuğun o sonuca ulaşırken düşündüğü ve denediği süreçtir.

Öğretmenin Rolü Nedir?

Çocuk merkezli eğitim, öğretmenin geri planda kaldığı veya çocukların tamamen kendi başlarına bırakıldığı bir eğitim değildir.

Öğretmen; çocuğu gözlemleyen, onun ihtiyaçlarını fark eden, güvenli ve zengin bir öğrenme ortamı oluşturan, doğru zamanda soru soran ve gerektiğinde destek sağlayan rehberdir.

İyi planlanmış bir sınıf ortamında çocuk hem bağımsız hareket edebileceği fırsatlar bulur hem de ihtiyaç duyduğunda öğretmeninin desteğini hisseder.

Duygusal Güven Öğrenmenin Temelidir

Bir çocuk kendisini güvende, değerli ve kabul edilmiş hissetmediğinde öğrenmeye odaklanması zorlaşabilir.

Bu nedenle okul öncesi eğitimin temelinde güvenli ilişkiler bulunmalıdır.

Çocuğun:

• duygularının dinlenmesi,
• fikirlerine değer verilmesi,
• hata yapmasına izin verilmesi,
• başkalarıyla karşılaştırılmaması,
• kendisini özgürce ifade edebilmesi

sağlıklı bir öğrenme ortamının önemli parçalarıdır.

Çocuğun mutlu olması ile öğrenmesi birbirinden ayrı düşünülmemelidir.

Gelişim Sürekli Gözlemlenmelidir

Okul öncesi dönemde çocuklar çok hızlı değişir ve gelişir.

Bu nedenle çocuğu yalnızca dönem sonunda değerlendirmek yerine günlük yaşam içinde düzenli olarak gözlemlemek önemlidir.

Öğretmenler çocukların oyunlarını, iletişimlerini, etkinliklere katılımlarını, güçlü yönlerini ve desteğe ihtiyaç duydukları alanları takip ederek eğitim planlarını gerektiğinde yeniden düzenleyebilirler.

Çocukların çalışmalarının, çizimlerinin, fotoğraflarının ve çeşitli öğrenme örneklerinin zaman içinde bir araya getirilmesi de gelişimin görülmesine yardımcı olabilir.

Amaç çocukları birbirleriyle yarıştırmak değil, her çocuğun kendi gelişim yolculuğunu izlemektir.

Çocuklara Sorumluluk ve Seçim Hakkı Verilmelidir

Çocuklar bir işe katkıda bulunduklarında ve fikirlerinin dikkate alındığını gördüklerinde kendilerini daha değerli hissederler.

Yaşlarına uygun küçük sorumluluklar almaları, etkinlikler arasında seçim yapmaları ve düşüncelerini ifade etmeleri bağımsızlık ve özgüven gelişimini destekler.

Sınıfta materyalleri toplamak, bir etkinlik için hangi malzemenin kullanılacağına karar vermek veya arkadaşlarıyla birlikte küçük bir plan yapmak bile çocuk için anlamlı deneyimlerdir.

Sonuç

Nitelikli okul öncesi eğitim, çocuğu sürekli yönlendiren ve ondan aynı sonuçları bekleyen bir sistem değildir.

Çocuğun merakını, oyununu, bireysel özelliklerini, duygularını ve aktif katılımını merkeze alan; öğretmenin ise bu süreci dikkatle gözlemleyip desteklediği bir öğrenme ortamıdır.

Çocukların okul öncesi yıllarda kazanabilecekleri en değerli şeylerden biri, bütün cevapları bilmeleri değil; soru sormaktan, araştırmaktan, denemekten ve öğrenmekten keyif almalarıdır.

Çünkü okul öncesi eğitimin amacı yalnızca çocuğu bir sonraki eğitim basamağına hazırlamak değil; yaşam boyu öğrenmeye açık, kendisini ifade edebilen, merak eden ve çevresiyle sağlıklı ilişkiler kurabilen bir birey olmasının temellerini atmaktır.

Renkli Rüyalar’daki eğitim yaklaşımımızı ve çocuklara sunduğumuz öğrenme ortamlarını daha yakından görmek için Eğitim Programımız sayfasını inceleyebilirsiniz.

Bu blogdaki popüler yayınlar

4 Yaş Çocuk Gelişimi: Veli Rehberi

Anaokulunda Okuma-Yazma Öğretilmeli mi? Veli Rehberi

2 Yaş Çocuk Gelişimi: Veli Rehberi