Anaokulu Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli? Veli Rehberi
Anaokulu seçimi, anne-babaların çocukları için verdikleri önemli kararlardan biridir.
Güzel bir bina, çok sayıda oyuncak veya uzun bir etkinlik listesi tek başına nitelikli bir okul öncesi eğitimin göstergesi değildir.
Çocuğun kendisini güvende hissettiği, oyun oynayabildiği, merak ettiği, hareket ettiği, arkadaşlık kurduğu ve yetişkinlerle sağlıklı ilişkiler geliştirebildiği bir ortam çok daha önemlidir.
Peki bir anaokulunu değerlendirirken nelere dikkat etmek gerekir?
Önce Kurumu Tanıyın
İlk görüşmede yalnızca ücret ve çalışma saatlerini sormakla yetinmeyin.
Kurumun:
• hangi yaş gruplarına hizmet verdiğini,
• günlük çalışma saatlerini,
• eğitim yaklaşımını,
• sınıf düzenini,
• yemek ve servis uygulamalarını,
• veli iletişim sistemini,
• resmi izin ve çalışma durumunu
öğrenin.
MEB’e bağlı özel bir kurumun yasal olarak faaliyet gösterebilmesi için ilgili izin ve ruhsat süreçlerini tamamlamış olması gerekir.
Aile olarak kurumun hangi mevzuata bağlı olduğunu bilmeniz de önemlidir.
Binayı ve Bahçeyi Gözlemleyin
Çocukların günün önemli bir bölümünü geçireceği ortamın güvenli, temiz, aydınlık ve çocukların yaşına uygun olması gerekir.
Binada özellikle:
• giriş ve çıkış güvenliği,
• merdiven ve korkuluklar,
• yangın ve acil durum önlemleri,
• sınıfların havalandırılması,
• tuvaletlerin çocuklara uygunluğu,
• bahçenin güvenliği
dikkat edilmesi gereken alanlardır.
MEB’in özel öğretim kurumları için güncel standartları da eğitim ortamlarının çocukların sağlıklı ve güvenli biçimde eğitim görebileceği şekilde düzenlenmesini esas almaktadır.
Sınıfa Girince İlk Neye Bakmalı?
Sınıfın katalog fotoğrafı gibi kusursuz görünmesi gerekmez.
Çocukların gerçekten oynadığı bir sınıfta zaman zaman oyuncakların yerde olması son derece doğaldır.
Daha önemli olan:
• materyallerin çocukların ulaşabileceği yerde bulunması,
• yaşlarına uygun olması,
• oyun için yeterli alan bulunması,
• kitap, sanat, yapı-inşa ve hayal oyunlarına fırsat verilmesi,
• ortamın aşırı kalabalık olmamasıdır.
Çocuğun yalnızca masa başında oturduğu bir sınıftan çok, hareket edebildiği ve farklı deneyimler yaşayabildiği bir ortam arayın.
Çocuklar Nasıl Görünüyor?
Bir anaokulunu değerlendirirken yetişkinlerden çok çocukları gözlemlemek bazen daha fazla bilgi verir.
Çocuklar:
rahat hareket ediyor mu?
Öğretmenlerine soru sorabiliyor mu?
Bir sorun yaşadıklarında yetişkine yaklaşabiliyor mu?
Oyun kurabiliyor mu?
Sürekli susturuluyorlar mı, yoksa düşüncelerini ifade edebiliyorlar mı?
Her çocuğun neşeli görünmesi veya sürekli etkinlik yapması gerekmez. Ancak genel ortamın güvenli, canlı ve doğal olması önemlidir.
Öğretmenin Yaklaşımını Gözlemleyin
Okul öncesi dönemde öğretmen yalnızca etkinlik yaptıran kişi değildir.
Çocuğun duygularını anlaması, onu gözlemlemesi, gerektiğinde sınır koyması ve merakını desteklemesi gerekir.
Öğretmenin çocuklarla konuşurken:
• sakin ve saygılı olması,
• mümkün olduğunda göz hizasına inmesi,
• çocukları utandırmaması,
• bağırma ve korkutmayı yöntem olarak kullanmaması,
• farklı gelişim hızlarına alan tanıması
önemlidir.
Eğitim Programı Çocuğa Uygun mu?
Okul öncesi eğitim, ilkokulun erkene alınmış hali değildir.
Bu yaş grubundaki çocuklar oyun, hareket, gözlem, deneyim, hikâyeler, sanat, müzik, doğa ve günlük yaşam içinde öğrenir.
Bu nedenle bir okulun eğitim programını değerlendirirken yalnızca:
“Kaç branş dersiniz var?”
diye sormak yerine:
“Çocuklar gün içinde nasıl öğreniyor?”
sorusunu sorun.
Programda serbest oyun, hareket, açık hava, kitaplar, sanat, dil gelişimi, sosyal etkileşim ve çocukların kendi seçimlerini yapabilecekleri zamanların bulunması değerlidir.
Kalabalık Sınıflara Dikkat Edin
Çocuk sayısı ve sınıfta görev yapan yetişkin sayısı, öğretmenin çocuklarla kurabileceği ilişkinin niteliğini doğrudan etkileyebilir.
Ancak eski kaynaklarda geçen sabit “uluslararası öğretmen/çocuk oranlarını” tek ölçü olarak kullanmak doğru değildir.
Bunun yerine:
“Sınıfta kaç çocuk var?”
“Kaç öğretmen veya yardımcı görev yapıyor?”
“Çocukların bireysel ihtiyaçlarına nasıl yetişiliyor?”
gibi sorular sorun.
Sınıfın fiziksel kapasitesinin de kurumun resmi kontenjanıyla uyumlu olması gerekir.
Beslenme ve Günlük Yaşamı Sorun
Yemek listelerini inceleyin.
Yalnızca hangi yemeklerin çıktığına değil, yemek zamanının nasıl yönetildiğine de bakın.
Çocuklar yemek konusunda zorlanıyor mu?
Yetişkin desteği nasıl veriliyor?
Alerji veya özel beslenme ihtiyacında nasıl bir yol izleniyor?
Uyku, tuvalet, el yıkama ve açık hava zamanı gibi günlük rutinlerin nasıl düzenlendiğini de öğrenin.
Veli İletişimi Nasıl Kuruluyor?
Sağlıklı okul-aile ilişkisi yalnızca çocuğun sorun yaşadığı günlerde iletişim kurulması değildir.
Kurumun:
• gelişim hakkında nasıl bilgi verdiğini,
• öğretmen görüşmelerini nasıl planladığını,
• önemli durumlarda aileye nasıl ulaştığını,
• ailelerden gelen geri bildirimleri nasıl değerlendirdiğini
sorabilirsiniz.
Ancak “veli istediği anda sınıfa girebilmeli” yaklaşımını doğru bulmayalım.
Çocukların ve diğer ailelerin mahremiyeti ile okulun güvenliği için ziyaretlerin kurumun belirlediği güvenli bir sistem içinde yapılması daha uygundur.
Fiyat Tek Başına Ölçüt Olmamalı
Elbette okul ücretinin aile bütçesine uygun olması gerekir.
Ancak en pahalı kurumun en iyi okul olduğu gibi, en fazla branş dersi sunan kurumun da en nitelikli okul olduğu söylenemez.
Ücreti değerlendirirken:
eğitim yaklaşımı,
öğretmen kadrosu,
çocuk sayısı,
fiziksel ortam,
beslenme,
çalışma saatleri
ve sunulan diğer hizmetlerle birlikte değerlendirmek daha sağlıklıdır.
Çocuğunuzu da Gözlemleyin
Anne-babanın beğendiği bir okul, çocuğun kendisini rahat hissettiği okul olmayabilir.
Kurumu yeterince tanıdıktan sonra çocuğunuzla birlikte ziyaret etmek ve onun ortamla ilişkisini gözlemlemek değerlidir.
İlk ziyarette hemen koşup oyuna katılmasını beklemeyin.
Bazı çocuklar yeni bir ortamı önce uzun süre gözlemlemek isteyebilir.
Önemli olan çocuğun zaman içinde ortamı güvenli ve ulaşılabilir hissetmesidir.
Sonuç
Anaokulu seçerken tek bir “en iyi okul” formülü yoktur.
En büyük bina, en uzun etkinlik listesi veya en pahalı eğitim programı tek başına kaliteyi göstermez.
Çocuğun kendisini güvende hissettiği, oyun oynayabildiği, hareket edebildiği, soru sorabildiği, yetişkinler tarafından saygıyla karşılandığı ve bireysel gelişiminin takip edildiği bir ortam okul öncesi eğitim için güçlü bir temeldir.
Okul seçerken kendinize şu soruyu sorun:
“Çocuğum burada yalnızca zaman geçirir mi, yoksa gerçekten yaşayarak, oynayarak ve merak ederek büyüyebilir mi?”
Renkli Rüyalar’da çocukların oyun, merak, deneyim ve günlük yaşam içinde nasıl öğrendiğini görmek için Eğitim Programımız sayfasını inceleyebilirsiniz.
