Çocuklarda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB): Veli Rehberi
Çocuklarda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB): Veli Rehberi
Çocukların hareketli olması, dikkatlerinin kolay dağılması veya zaman zaman sabırsız davranmaları özellikle okul öncesi yıllarda oldukça doğaldır.
Bu nedenle bir çocuğun yalnızca “çok hareketli” olması ya da bir etkinlikte uzun süre kalamaması, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) olduğu anlamına gelmez.
DEHB; dikkat, dürtü kontrolü ve hareketlilik alanlarında çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine göre belirgin güçlüklerin görülebildiği nörogelişimsel bir durumdur.
Önemli olan tek tek davranışlardan çok, bu davranışların ne kadar süredir devam ettiği, farklı ortamlarda görülüp görülmediği ve çocuğun günlük yaşamını ne ölçüde etkilediğidir.
DEHB’de Hangi Özellikler Görülebilir?
DEHB her çocukta aynı şekilde görülmez.
Bazı çocuklarda hareketlilik ve dürtüsellik daha belirginken bazı çocuklarda dikkatini sürdürme ve başladığı işi devam ettirme güçlükleri ön planda olabilir.
Çocukta;
• yönergeleri takip etmekte zorlanma,
• dikkatinin kolay dağılması,
• bir etkinlikten diğerine çok hızlı geçme,
• sırasını beklemekte zorlanma,
• düşünmeden hareket etme,
• yaşına göre belirgin hareketlilik,
• eşyalarını veya yapması gerekenleri sık unutma
gibi davranışlar görülebilir.
Ancak bu özelliklerden birkaçının bulunması tek başına DEHB tanısı anlamına gelmez.
Çocuğa Yönerge Verirken Nelere Dikkat Edelim?
Uzun ve çok aşamalı yönergeler bazı çocuklar için takip edilmesi güç olabilir.
Bu nedenle:
• Çocuğun yakınında olun.
• Dikkatini size yöneltebildiğinden emin olun.
• Yönergeyi kısa, açık ve anlaşılır biçimde söyleyin.
• Aynı anda çok fazla şey istemek yerine adımları sırayla verin.
• Ne yapmaması gerektiğinden çok ne yapmasını istediğinizi söyleyin.
Örneğin;
“Koşma, bağırma ve oyuncakları oraya buraya atma.”
yerine;
“Şimdi oyuncakları kutuya koyalım.”
demek çocuk için daha anlaşılır olabilir.
Günlük Yaşamı Öngörülebilir Hale Getirin
DEHB olan veya dikkat ve dürtü kontrolünde zorlanan çocuklar, ne olacağını bildikleri ortamlarda daha rahat hareket edebilirler.
Mümkün olduğunca düzenli;
• uyku,
• yemek,
• oyun,
• okul,
• ekran ve
• dinlenme
rutinleri oluşturmak yararlı olabilir.
Her günün dakika dakika aynı olması gerekmez. Ama temel düzenin öngörülebilir olması çocuğun geçişlere hazırlanmasına yardımcı olabilir.
Kurallar Az, Açık ve Tutarlı Olsun
Evde çok fazla kural olduğunda hem çocuk hem de yetişkin için bunları takip etmek zorlaşabilir.
Öncelikli birkaç kural belirlemek daha işlevseldir.
Örneğin:
“Birbirimize vurmayız.”
“Oyuncaklarla oynadıktan sonra toplarız.”
“Yemek yerken masada kalmaya çalışırız.”
Ailede çocuğun bakımını üstlenen yetişkinlerin temel kurallarda mümkün olduğunca tutarlı davranması önemlidir.
Olumlu Davranışları Fark Edin
Çocuklar yalnızca yanlış yaptıklarında ilgi görürlerse olumsuz davranışlar aile içindeki iletişimin merkezine yerleşebilir.
Bu nedenle çocuğun uygun davranışlarını fark etmek ve açık biçimde belirtmek önemlidir.
Örneğin:
“Sen söylemeden oyuncaklarını topladın, teşekkür ederim.”
“Sıranı beklemek zor olmuş olabilir ama bekledin.”
gibi ifadeler, hangi davranışın olumlu olduğunu çocuğa gösterir.
Genel olarak sürekli “Aferin.” demek yerine hangi davranışı beğendiğinizi belirtmek daha anlamlıdır.
Hareket Etme İhtiyacını Tamamen Engellemeyin
Bazı çocukların hareket ihtiyacı diğer çocuklardan daha fazla olabilir.
Amaç çocuğun bütün gün sakin ve hareketsiz oturmasını sağlamak değildir.
Bahçe oyunları, koşma, top oyunları, dans, basit parkurlar ve kurallı hareket oyunları çocuğun enerjisini sağlıklı biçimde kullanmasına yardımcı olabilir.
Hareketli etkinlikler ile daha sakin etkinlikler arasında bir denge kurulabilir.
Oyun İçin Özel Zaman Ayırın
Çocuğunuzla her gün kısa da olsa yalnızca onunla ilgilendiğiniz bir oyun zamanı oluşturmak önemlidir.
Bu sırada sürekli öğretmeye, düzeltmeye veya yönlendirmeye çalışmadan onun oyununa katılabilirsiniz.
Olumlu ebeveyn-çocuk ilişkisinin güçlenmesi, davranış yönetiminin de önemli bir parçasıdır.
Okul ve Aile Birlikte Hareket Etmeli
Çocuğun davranışlarının yalnızca evde değil, anaokulunda veya başka ortamlarda nasıl olduğunu bilmek önemlidir.
Aile ile öğretmen arasında düzenli iletişim kurulması;
• çocuğun güçlü yönlerini,
• zorlandığı durumları,
• hangi yöntemlerin işe yaradığını ve
• hangi alanlarda desteğe ihtiyaç duyduğunu
daha iyi anlamaya yardımcı olur.
Okul öncesi eğitim ortamı DEHB’nin “tedavisi” değildir. Ancak düzenli rutinler, sosyal ilişkiler, hareket ve oyun fırsatları ile öğretmenin gözlemleri çocuğun gelişiminin desteklenmesine katkı sağlayabilir.
Davranışın Arkasındaki Nedeni Düşünün
Çocuğun zorlayıcı bir davranış gösterdiği her durumda bunu “inatçılık” veya “söz dinlememe” olarak yorumlamamak gerekir.
Çocuk;
• yorulmuş,
• aç,
• aşırı uyarılmış,
• sıkılmış,
• ne yapacağını anlamamış veya
• dürtüsünü kontrol etmekte zorlanıyor
olabilir.
Davranıştan önce ne olduğunu ve sonrasında ne yaşandığını gözlemlemek, çocuğu anlamayı kolaylaştırır.
Tanıyı Aile Kendi Başına Koymamalıdır
DEHB değerlendirmesi yalnızca birkaç belirtiye bakılarak yapılmaz.
Çocuğun gelişim öyküsü, ev ve okul gibi farklı ortamlardaki davranışları ve günlük yaşamının ne ölçüde etkilendiği birlikte değerlendirilir.
Uyku sorunları, kaygı, bazı öğrenme güçlükleri, işitme veya görme sorunları ve başka gelişimsel durumlar da DEHB’ye benzeyen bazı belirtilere yol açabilir.
Bu nedenle çocuğunuzun dikkat, hareketlilik veya dürtü kontrolü konusunda belirgin güçlükler yaşadığını düşünüyorsanız bir çocuk sağlığı veya çocuk ruh sağlığı uzmanından değerlendirme istemek doğru olacaktır.
Okul Öncesi Dönemde Destek Nasıl Olur?
Okul öncesi yaşlarda DEHB tanısı alan çocuklarda öncelikli yaklaşım, aileye çocuğun davranışlarını daha etkili biçimde desteklemeyi öğreten davranış yönetimi programlarıdır.
Öğretmenlerin ve bakım veren diğer yetişkinlerin de benzer ve tutarlı yöntemler kullanması faydalı olabilir.
Her çocuğun ihtiyaçları farklı olduğundan destek planı da çocuğa ve aileye göre belirlenmelidir.
İlaç tedavisiyle ilgili kararlar ise yalnızca bu konuda uzman sağlık profesyonelleri tarafından, çocuğun yaşı, belirtilerin şiddeti ve diğer desteklerden alınan sonuçlar değerlendirilerek verilmelidir. Okul öncesi çocuklarda davranışsal yaklaşımlar ilk basamak olarak önerilmektedir.
Anne-Babalar Kendilerini de Unutmamalı
Dikkat ve davranış düzenleme güçlükleri yaşayan bir çocuğa destek olmak zaman zaman yorucu olabilir.
Ailenin kendine zaman ayırması, bakım sorumluluğunu paylaşması ve gerektiğinde profesyonel destek istemesi önemlidir.
Ebeveyn desteğine ihtiyaç duymak, çocuğa yanlış davranıldığı anlamına gelmez. Amaç, çocuğun ihtiyaçlarına daha uygun yöntemler geliştirebilmektir.
Sonuç
DEHB bir çocuğun “yaramaz”, “söz dinlemez” veya “başarısız” olduğu anlamına gelmez.
Çocuğun bazı alanlarda daha fazla yapıya, tekrar eden yönlendirmelere ve yetişkin desteğine ihtiyacı olabilir.
Kısa ve açık yönergeler, öngörülebilir rutinler, tutarlı sınırlar, olumlu davranışların fark edilmesi, hareket için yeterli fırsat ve aile-okul iş birliği günlük yaşamı kolaylaştırabilir.
Çocuğunuzun dikkat, hareketlilik veya dürtü kontrolüyle ilgili davranışlarının günlük yaşamını belirgin biçimde etkilediğini düşünüyorsanız, gelişimini bir uzmanla birlikte değerlendirmek en sağlıklı adımdır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tanı veya bireysel tedavi önerisinin yerine geçmez.
