Çocuklara Saygıyı Nasıl Öğretebiliriz? Veli Rehberi
Saygı, çocukların aile içinde ve sosyal yaşamda kazanması gereken temel değerlerden biridir.
Ancak saygılı bir çocuk yetiştirmek, yalnızca “büyüklerin sözünü dinleyen” veya kendisine söyleneni sorgulamadan yapan bir çocuk yetiştirmek anlamına gelmez.
Gerçek saygı; kişinin hem kendi hak ve sınırlarının hem de başkalarının hak ve sınırlarının farkında olmasıdır.
Bu nedenle çocuklara saygıyı öğretirken özsaygıyı, empatiyi, sorumluluğu ve kendini doğru biçimde ifade edebilme becerisini de birlikte desteklemek gerekir.
Saygı İtaat Etmek Demek Değildir
Çocuğun yetişkinlere karşı nazik olması, kurallara uyması ve başkalarının haklarını gözetmesi önemlidir.
Ancak çocuğun her yetişkinin söylediğini sorgulamadan kabul etmesini beklemek doğru değildir.
Çocuğun:
“Bunu istemiyorum.”
“Böyle yapılmasından hoşlanmıyorum.”
“Bu bana haksızlık gibi geliyor.”
gibi düşüncelerini saygılı bir dille ifade edebilmesi de sağlıklı gelişimin bir parçasıdır.
Saygı, çocuğun kendi sesinden vazgeçmesi değil; kendi düşüncesini ifade ederken başkalarının haklarını da gözetebilmesidir.
Kuralların Nedenini Açıklayın
Çocukların yalnızca “Çünkü ben öyle söyledim.” gerekçesiyle kurallara uymasını beklemek yerine, yaşlarına uygun biçimde kuralın nedenini anlatmak daha öğreticidir.
Örneğin:
“Oyuncakları arkadaşının elinden çekmiyoruz, çünkü onun da oyun oynama hakkı var.”
“İnsanlar konuşurken birbirimizi dinliyoruz, çünkü herkes düşüncesini anlatabilmeli.”
gibi açıklamalar çocuğun davranışın arkasındaki değeri anlamasına yardımcı olur.
Amaç yalnızca yetişkin yanındayken kurala uyan bir çocuk değil, zaman içinde neden doğru olduğunu anlayarak davranabilen bir çocuk yetiştirmektir.
Çocukların Kendi Sınırlarına da Saygı Duyun
Çocuğa saygıyı öğretmenin en etkili yollarından biri, ona saygılı davranmaktır.
Çocuğun düşüncesini dinlemek, duygularını küçümsememek ve kişisel sınırlarını dikkate almak önemlidir.
Örneğin çocuk bir akrabasına sarılmak veya öpmek istemiyorsa bunu yapmak için zorlanmamalıdır.
Nazikçe selam vermesi teşvik edilebilir; ancak kendi bedeniyle ilgili sınırlarına da saygı duyulduğunu öğrenmesi gerekir.
Çocuk kendi sınırlarının önemli olduğunu gördükçe başkalarının sınırlarını anlaması da kolaylaşır.
Saygısız Davranışa Nasıl Müdahale Edelim?
Okul öncesi çocukların dürtülerini kontrol etme, karşısındaki kişinin bakış açısını anlama ve duygularını uygun biçimde ifade etme becerileri hâlâ gelişmektedir.
Bu nedenle zaman zaman bağırabilir, söz kesebilir, oyuncağı çekebilir veya kırıcı bir söz söyleyebilirler.
Böyle bir durumda davranışı görmezden gelmek gerekmez. Ancak çocuğun kişiliğini değil davranışı düzeltmek önemlidir.
“Sen çok saygısızsın.”
yerine:
“Kızgın olduğunu anlıyorum ama birbirimize böyle konuşmuyoruz.”
demek daha öğreticidir.
Ardından çocuğa ne yapabileceğini gösterebiliriz:
“İstersen ‘Ben de o oyuncakla oynamak istiyorum.’ diyebilirsin.”
Hak Aramak Saygısızlık Değildir
Çocuğun kendi hakkını savunabilmesi de önemlidir.
Bir arkadaşının oyuncağını elinden alması, sırasını bozması veya istemediği bir davranışta bulunması karşısında çocuğun sessiz kalması beklenmemelidir.
Çocuğa:
“Bu benim sıramdı.”
“Lütfen oyuncağımı geri verir misin?”
“Bunu yapmanı istemiyorum.”
gibi ifadeler öğretebiliriz.
Böylece çocuk hem kendi hakkını korumayı hem de bunu karşısındakine zarar vermeden yapmayı öğrenir.
Teşekkür Etmek ve Özür Dilemek
Saygının önemli parçalarından biri de hata yaptığımızı kabul edebilmektir.
Çocuğun her durumda haklı olmasını beklemek doğru olmadığı gibi, yetişkinlerin de her zaman haklı olduklarını düşünmeleri doğru değildir.
Anne veya baba hata yaptığında:
“Sana biraz önce yüksek sesle konuştum. Bu doğru değildi, özür dilerim.”
diyebilmelidir.
Bir yetişkinin özür dilemesi otoritesini azaltmaz. Tam tersine çocuğa hataların kabul edilebileceğini ve düzeltilebileceğini gösterir.
Aynı şekilde teşekkür etmek de yalnızca çocuğun yapması gereken bir davranış değildir.
Anne-babanın günlük hayatta “teşekkür ederim”, “rica ederim”, “özür dilerim” ifadelerini doğal biçimde kullanması güçlü bir örnektir.
Çocuklar En Çok Bizi İzleyerek Öğrenir
Çocuğa başkalarına saygılı davranmasını söyleyip aile içinde birbirimize bağırıyorsak verdiğimiz mesaj etkisini kaybeder.
Çocuklar;
anne-babanın birbirine nasıl konuştuğunu,
trafikte başka insanlara nasıl davrandığını,
hizmet aldığı kişilere nasıl hitap ettiğini,
bir anlaşmazlığı nasıl çözdüğünü
dikkatle gözlemler.
Saygı, yalnızca anlatılan bir değer değil; günlük yaşamda görülen ve deneyimlenen bir davranış biçimidir.
Sonuç
Çocuklara saygıyı öğretmenin amacı sessiz, itaatkâr ve her söyleneni kabul eden bireyler yetiştirmek değildir.
Amaç; kendi değerini bilen, başkalarının haklarına özen gösteren, duygularını uygun biçimde ifade edebilen, gerektiğinde hakkını savunabilen ve hata yaptığında sorumluluk alabilen çocuklar yetiştirmektir.
Bunun en güçlü yolu ise çocuklara uzun nasihatler vermekten çok, günlük yaşam içinde onlara saygıyla davranmak ve görmek istediğimiz davranışların örneğini olmaktır.
Çünkü çocuk saygıyı en çok, kendisine ve çevresindeki insanlara nasıl davranıldığını yaşayarak öğrenir.
Renkli Rüyalar’da çocukların saygı, sorumluluk ve birlikte yaşam becerilerini nasıl desteklediğimizi görmek için Eğitim Programımız sayfasını inceleyebilirsiniz.
