Çocuklarda Özgüven Nasıl Desteklenir? Veli Rehberi
Bazı çocuklar evde oldukça rahatken okulda, kalabalık ortamlarda veya yeni insanlarla birlikteyken daha çekingen davranabilir.
Bildikleri bir konuda konuşmaktan kaçınabilir, arkadaşlarının isteklerine kolayca uyabilir veya:
“Ya yapamazsam?”
“Ya yanlış söylersem?”
“Ya benimle gülerlerse?”
gibi kaygılar yaşayabilirler.
Bu davranışlar her zaman özgüven eksikliği anlamına gelmez. Çocukların mizacı ve yeni ortamlara alışma süreleri birbirinden farklıdır.
Ancak çocuk sürekli olarak kendi yapabileceklerinden şüphe ediyor, hata yapmaktan yoğun biçimde korkuyor veya kendisi hakkında sık sık olumsuz ifadeler kullanıyorsa özgüvenini desteklemeye ihtiyaç duyabilir.
Özgüven Nedir?
Özgüven, çocuğun “Her şeyi yapabilirim.” diye düşünmesi değildir.
Daha sağlıklı bir özgüven:
“Deneyebilirim.”
“Her şeyi bilmek zorunda değilim.”
“Hata yaparsam yeniden deneyebilirim.”
“Yardım isteyebilirim.”
gibi düşünceler geliştirebilmesidir.
Çocuk kendisini yalnızca başarıları nedeniyle değil, olduğu kişi olarak değerli hissetmelidir.
Bu nedenle özgüven ile mükemmel olmak arasında bir bağ kurmamak önemlidir.
Çocuğunuzu Başka Çocuklarla Kıyaslamayın
“Arkadaşın ne güzel yapıyor.”
“Kardeşin senin yaşındayken bunu yapabiliyordu.”
gibi karşılaştırmalar çoğu zaman çocuğu motive etmek yerine kendisini yetersiz hissetmesine neden olabilir.
Karşılaştırma yapılacaksa çocuğun kendi gelişimiyle yapılması daha anlamlıdır.
Örneğin:
“Geçen sefer bunu yapmakta zorlanmıştın, şimdi tek başına yapabildin.”
demek çocuğun kendi ilerlemesini fark etmesine yardımcı olur.
Sonuca Değil Çabaya da Dikkat Edin
Çocuğu yalnızca başarılı olduğunda övmek, zamanla “Ancak başarırsam değerliyim.” düşüncesinin oluşmasına yol açabilir.
Bu nedenle sonucu kadar süreci de fark edin.
“Çok güzel yaptın.”
yerine bazen:
“Bunun için uzun süre uğraştığını gördüm.”
“Olmayınca tekrar denedin.”
“Zorlandığında yardım istedin.”
gibi daha özel ifadeler kullanabilirsiniz.
Çocuğa neyi iyi yaptığını açık biçimde söyleyen övgülerin daha öğretici olduğu da ebeveynlik önerilerinde özellikle vurgulanmaktadır.
Hata Yapmasına İzin Verin
Çocuğun hata yapmasını önlemek için sürekli müdahale etmek kısa vadede işleri kolaylaştırabilir; ancak çocuğun kendi becerilerini keşfetmesini zorlaştırabilir.
Yapbozu yanlış yerleştirebilir.
Ayakkabısını ters giyebilir.
Bir kule yapıp devirebilir.
Bir sorunun cevabını yanlış söyleyebilir.
Bunların hepsi öğrenmenin doğal parçalarıdır.
Çocuğun her sorununu onun adına çözmek yerine gerektiğinde:
“Bir daha nasıl deneyebiliriz?”
diye sorabilirsiniz.
Çocuk hataların dünyanın sonu olmadığını yaşadıkça yeni şeyler denemek konusunda daha cesur hale gelir.
Yaşına Uygun Sorumluluklar Verin
Özgüveni desteklemenin etkili yollarından biri çocuğa gerçekten yapabileceği işler vermektir.
Oyuncaklarını toplamak, sofraya peçete götürmek, çantasını hazırlamaya yardım etmek veya bitkisini sulamak gibi küçük sorumluluklar çocuğun:
“Ben yapabiliyorum.”
duygusunu yaşamasına yardımcı olur.
Burada önemli olan işi kusursuz yapması değil, sorumluluğun gerçek bir parçası olduğunu hissetmesidir.
Seçim Yapmasına Fırsat Verin
Çocuğun yaşına uygun konularda karar verebilmesi bağımsızlık duygusunu destekler.
Örneğin:
“Kırmızı tişörtünü mü, mavi tişörtünü mü giymek istersin?”
“Önce kitabı mı okuyalım, yapboz mu yapalım?”
gibi sınırlı seçenekler sunabilirsiniz.
Çocuğun her şeye karar vermesi gerekmez. Ancak hayatının bazı bölümlerinde söz sahibi olduğunu hissetmesi değerlidir.
İlgi Alanlarını Keşfedin
Her çocuk aynı konuda başarılı olmak zorunda değildir.
Bir çocuk resim yapmayı severken diğeri hareketli oyunlardan, müzikten, doğadan veya hikâyelerden hoşlanabilir.
Çocuğun güçlü olduğu ve ilgi duyduğu alanları fark edin.
Ancak yalnızca başarılı olduğu alanlarda kalmasına da gerek yoktur.
Güvenli ve baskı yaratmayan ortamlarda yeni şeyler denemesine fırsat vermek, “Bunu bilmiyorum ama öğrenebilirim.” düşüncesinin gelişmesini destekler.
Çekingenliği Kusur Olarak Görmeyin
Her çocuğun yeni bir ortama hemen katılması gerekmez.
Bazı çocuklar önce çevreyi gözlemler, kendilerini güvende hissettikten sonra oyuna katılırlar.
“Niye böyle çekiniyorsun?”
“Hadi, utanma.”
gibi ifadeler yerine ona biraz zaman tanımak daha yararlı olabilir.
Gerekirse küçük adımlar kullanılabilir.
Önce yanında durabilirsiniz.
Daha sonra kısa süreliğine oyuna katılmasını teşvik edebilirsiniz.
Zamanla desteğinizi azaltabilirsiniz.
Amaç çocuğu zorla dışa dönük yapmak değil; kendi mizacı içinde daha güvende hissetmesini sağlamaktır.
Duygularını Dinleyin
Çocuk:
“Ben yapamam.”
dediğinde hemen:
“Saçmalama, tabii ki yaparsın.”
demek yerine önce duygusunu anlamaya çalışabilirsiniz.
“Yapamamaktan korkuyorsun galiba.”
dedikten sonra:
“İstersen önce küçük bir bölümünü birlikte deneyebiliriz.”
şeklinde destek sunabilirsiniz.
Böylece çocuk hem duygusunun kabul edildiğini hem de karşılaştığı zorluğun üstesinden gelmek için bir yol bulunabileceğini öğrenir.
Sevginizi Başarıya Bağlamayın
Çocuk sınavda başarılı olduğunda, gösteride güzel bir performans sergilediğinde veya bir yarışmayı kazandığında elbette sevincinizi paylaşabilirsiniz.
Ancak çocuğun anne-babasının sevgisini kazanmak için başarılı olmak zorunda olmadığını bilmesi gerekir.
Çocukların kendilerini kabul edilmiş ve desteklenmiş hissetmeleri, sağlıklı özdeğer gelişiminin önemli parçalarındandır.
Ne Zaman Destek Alınabilir?
Çocuğun zaman zaman:
“Yapamam.”
demesi veya yeni ortamlarda çekingen davranması tek başına endişe nedeni değildir.
Ancak çocuk uzun süre boyunca kendisi hakkında yoğun biçimde olumsuz konuşuyor, başarısızlık korkusu nedeniyle etkinliklerden sürekli kaçınıyor, arkadaşlık veya okul yaşamı belirgin biçimde etkileniyor ya da kaygısı günlük hayatını zorlaştırıyorsa bir uzmandan görüş almak yararlı olabilir.
Sonuç
Özgüveni yüksek çocuk yetiştirmek, çocuğa sürekli “Sen en iyisisin.” demek değildir.
Çocuğun kendisini olduğu haliyle değerli hissetmesi, yapabileceklerini keşfetmesi, hata yapabilmesi, yaşına uygun sorumluluklar alması ve gerektiğinde yardım isteyebilmesi daha önemlidir.
Anne-babanın görevi çocuğun karşısındaki bütün engelleri kaldırmak değil; karşılaştığı engelleri aşabileceğine inanabileceği güvenli bir ortam oluşturmaktır.
Çocuğun zaman içinde:
“Deneyebilirim.”
“Hata yapabilirim.”
“Yeniden başlayabilirim.”
duygusunu kazanması, sağlıklı özgüvenin en değerli temellerinden biridir.
Çocuğunuzun yaşına göre gelişim özelliklerini ve onu destekleyebileceğiniz diğer alanları incelemek için Renkli Rüyalar’ın Çocuğum Büyüyor bölümüne göz atabilirsiniz.
