Çocuklarda Korkular: Hangi Yaşta Neler Normaldir? Veli Rehberi
Karanlıktan korkmak, anneden ayrılırken ağlamak, köpek görünce geri çekilmek veya gece “odamda bir şey var” demek çocukluk döneminde sık karşılaşılan durumlardır.
Çocukların korkuları yaşları ve gelişimleriyle birlikte değişebilir. Çoğu korku gelişimin doğal bir parçasıdır ve çocuk büyüdükçe azalır.
Korku Her Zaman Bir Sorun mudur?
Hayır.
Korku, bizi tehlikelerden koruyan doğal bir duygudur. Küçük çocuklar dünyayı yeni tanıdıkları için yetişkinlere sıradan gelen birçok durum onlar için belirsiz veya ürkütücü olabilir.
Önemli olan çocuğun hiç korkmaması değil, korkularıyla zaman içinde baş etmeyi öğrenmesidir.
0–3 Yaşta Hangi Korkular Görülebilir?
Bebeklik döneminin ikinci yarısından itibaren yabancı kişilerden çekinme ve anne-babadan ayrılma korkusu görülebilir.
Özellikle küçük çocukların ebeveynlerinden ayrılırken ağlaması veya onlara daha fazla yapışması gelişimin olağan bir parçası olabilir.
Yüksek sesler, ani hareketler ve tanımadığı ortamlar da küçük çocukları korkutabilir.
3–6 Yaşta Korkular Neden Artabilir?
Okul öncesi dönemde çocuğun hayal gücü hızla gelişir. Ancak gerçek ile hayali birbirinden ayırma becerisi henüz yetişkinlerdeki kadar güçlü değildir.
Bu dönemde sık görülebilen korkular arasında:
• karanlık,
• yalnız kalma,
• bazı hayvanlar ve böcekler,
• gök gürültüsü ve fırtına,
• yüksek yerler,
• doktor veya yaralanma,
• hayali yaratıklar ve korkutucu karakterler
yer alabilir.
Çocuğun korkusunun yetişkine mantıksız gelmesi, onun için gerçek olmadığı anlamına gelmez.
“Korkacak Bir Şey Yok” Demek Yeterli mi?
Çocuğun korkusunu küçümsemek genellikle işe yaramaz.
“Bunda korkacak ne var?”
“Bebek misin sen?”
“Bak arkadaşın hiç korkmuyor.”
gibi ifadeler çocuğun korkusuna bir de utanma duygusu ekleyebilir.
Bunun yerine:
“Korktuğunu görüyorum.”
“Yanındayım.”
“Birlikte bakalım.”
gibi sakin ve güven veren ifadeler kullanılabilir.
Çocuğu Korkusuyla Zorla Yüzleştirmeyin
Köpekten korkan bir çocuğu zorla köpeğin yanına götürmek veya karanlıktan korkan çocuğu tek başına karanlık bir odada bırakmak korkuyu azaltmak yerine artırabilir.
Çocuğun korktuğu durumlara küçük ve güvenli adımlarla yaklaşmasına yardımcı olmak daha uygundur.
Örneğin hayvanlardan korkan bir çocuk önce bir kitaptaki hayvan resimlerine bakabilir, daha sonra uzaktan sakin bir hayvanı gözlemleyebilir.
Hayal Gücünü Küçümsemeyin Ama Korkuyu da Büyütmeyin
Çocuk “Odamda canavar var.” dediğinde canavarın gerçekten varmış gibi aranması korkuyu güçlendirebilir.
Bunun yerine:
“Canavar olmadığını biliyorum ama odada yalnız kalmak seni korkutmuş olabilir.”
gibi bir yaklaşım kullanılabilir.
Böylece çocuğun duygusu kabul edilirken gerçeklik de korunmuş olur.
Korkutucu İçeriklere Dikkat Edin
Çocuklar televizyonda, telefonda veya internette gördükleri görüntülerden yetişkinlerin düşündüğünden daha fazla etkilenebilirler.
Çocuğun yaşına uygun olmayan korku, şiddet veya felaket görüntüleri gece korkularına ve kaygıya neden olabilir.
Bu nedenle izlediği içeriklerin yaşına uygun olması ve mümkün olduğunca yetişkin gözetiminde seçilmesi önemlidir.
Rutinler Güven Duygusunu Destekler
Çocuklar ne olacağını bildikleri ortamlarda kendilerini daha güvende hissederler.
Düzenli uyku saatleri, okuldan ayrılırken benzer vedalaşma biçimleri ve günlük rutinler kaygıyı azaltmaya yardımcı olabilir.
Örneğin anaokuluna bırakırken uzun ve belirsiz vedalar yerine kısa, sakin ve tutarlı bir vedalaşma rutini kullanılabilir.
Çocuğun Cesaretini Fark Edin
Amaç “Hiç korkmadın, aferin.” demek değildir.
Korkmasına rağmen attığı küçük adımlar fark edilebilir.
Örneğin:
“Köpekten çekindin ama uzaktan bakmayı denedin.”
“Karanlıkta biraz korktun ama bana ne hissettiğini söyledin.”
Bu yaklaşım çocuğun kendi baş etme becerisini fark etmesine yardımcı olur.
Ne Zaman Destek Alınmalı?
Çocukluk korkularının çoğu zaman içinde azalır.
Ancak korku çok yoğunlaşmışsa, uzun süre devam ediyorsa veya çocuğun günlük yaşamını belirgin biçimde etkiliyorsa değerlendirilmesi yararlı olabilir.
Örneğin çocuk korkusu nedeniyle okula gitmekten, dışarı çıkmaktan, uyumaktan veya arkadaşlarıyla etkinliklere katılmaktan sürekli kaçınıyorsa çocuk doktoru veya uygun bir çocuk ruh sağlığı uzmanından görüş alınabilir.
Sonuç
Çocukların korkuları gelişim sürecinin doğal bir parçası olabilir.
Anne-babanın görevi bütün korkuları hemen ortadan kaldırmak değil; çocuğun duygusunu küçümsemeden yanında olmak ve korkusuyla baş edebilmesi için ona güvenli fırsatlar sunmaktır.
Çocuğa verilebilecek en değerli mesajlardan biri şudur:
“Korkabilirsin. Ben yanındayım ve bununla baş etmeyi birlikte öğrenebiliriz.”
Çocuğunuzun yaşına göre gelişim özelliklerini ve duygusal gelişimini nasıl destekleyebileceğinizi incelemek için Renkli Rüyalar’ın Çocuğum Büyüyor bölümüne göz atabilirsiniz.
