Çocuklarda Kaybetmeyi Öğrenmek: Oyunda Yenilmeye Nasıl Yaklaşmalı? Veli Rehberi
Bir oyunu kaybettiğinde ağlayan, taşları dağıtan, “Bir daha oynamıyorum!” diyen veya kuralları değiştirmeye çalışan çocuklar anne-babaları zaman zaman zorlayabilir.
Ancak kaybetmeyi kabul etmek küçük çocuklar için kolay bir beceri değildir.
Çocuk hem kazanma isteğini hem de hayal kırıklığını yönetmeyi zaman içinde öğrenir.
Küçük Çocuklar Neden Kaybetmekte Zorlanır?
Okul öncesi dönemde çocukların öz denetim, bekleme ve hayal kırıklığıyla baş etme becerileri hâlâ gelişmektedir.
Çocuk oyunu yalnızca eğlence olarak değil, “Ben kazandım.” duygusuyla da yaşayabilir.
Bu nedenle yenildiğinde yoğun tepki vermesi her zaman şımarıklık veya kötü davranış anlamına gelmez.
Her Zaman Kazanmasına İzin Vermeli miyiz?
Hayır.
Çocuğun üzülmemesi için yetişkinin sürekli bilerek kaybetmesi kısa vadede oyunu kolaylaştırabilir ancak gerçek yaşamda karşılaşacağı hayal kırıklıklarını yönetmesini öğretmez.
Yaşına uygun oyunlarda bazen kazanmasına, bazen de kaybetmesine doğal biçimde fırsat verilmelidir.
Kaybedince Üzülmesine İzin Verin
“Ne var bunda?”
“Ağlanacak bir şey değil.”
“Kötü kaybeden olma.”
gibi ifadeler çocuğun yaşadığı duyguyu küçümseyebilir.
Bunun yerine:
“Kazanmayı çok istemiştin, kaybedince üzüldün.”
denebilir.
Duygunun kabul edilmesi, oyunun sonucunun değiştirilmesi gerektiği anlamına gelmez.
Duyguyu Kabul Edin, Davranışa Sınır Koyun
Çocuk kaybettiği için kızabilir.
Ancak taşları fırlatmasına, arkadaşına vurmasına veya oyunu bozmasına izin verilmemelidir.
Örneğin:
“Kaybettiğin için kızabilirsin ama oyun parçalarını fırlatamazsın.”
gibi sakin ve açık bir sınır kullanılabilir.
Önce Kısa ve Basit Oyunlarla Başlayın
Küçük çocuklar için çok uzun süren veya karmaşık kuralları olan oyunlar hayal kırıklığını artırabilir.
Kısa sürede tamamlanan, basit kuralları olan ve herkesin sırayla oynadığı oyunlar daha uygun başlangıçlar olabilir.
Çocuk zamanla hem kurallara uymayı hem de farklı sonuçları kabul etmeyi öğrenir.
Sadece Kazananı Övmeyin
Oyunun sonunda bütün ilginin yalnızca kazanana yönelmesi çocuklarda rekabet baskısını artırabilir.
Şunları da fark edebilirsiniz:
• Sırasını beklemesi.
• Kurala uyması.
• Oyuna sonuna kadar devam etmesi.
• Kaybettiğinde kendisini toparlaması.
• Arkadaşını tebrik etmesi.
Böylece çocuk oyunun değerinin yalnızca sonuçtan ibaret olmadığını öğrenir.
“Kim Kazandı?” Yerine “Nasıl Oynadık?”
Her oyundan sonra ilk sorunun “Kim kazandı?” olması çocukların sonucu fazla önemsemesine neden olabilir.
Bunun yerine:
“En çok hangi kısmı eğlenceliydi?”
“Hangi bölüm zor geldi?”
“Bir dahaki oyunda neyi farklı yapabilirsin?”
gibi sorular kullanılabilir.
Yetişkinler Kaybetmeyi Modellemeli
Çocuklar yetişkinlerin oyun sırasındaki davranışlarını dikkatle izler.
Yetişkin kaybettiğinde:
“Bu sefer sen kazandın. Tebrik ederim, güzel oyundu.”
demesi güçlü bir örnektir.
Çocuğa kaybetmeyi öğretirken yetişkinin de yenilgiyi sakin biçimde kabul edebilmesi önemlidir.
Hile Yapıyorsa Ne Yapmalı?
Küçük çocuklar kazanma isteğiyle zaman zaman kuralları değiştirmeye veya hile yapmaya çalışabilirler.
Böyle bir durumda çocuğu “hilekâr” diye etiketlemek yerine kural sakin biçimde hatırlatılabilir.
Örneğin:
“Bu oyunda herkes bir kez zar atıyor. Aynı kural hepimiz için geçerli.”
denebilir.
Amaç çocuğu utandırmak değil, adil oyun kavramını öğretmektir.
Kardeşler Arasında Sürekli Yarış Oluşturmayın
“Kim önce giyinecek?”
“Kim yemeğini daha hızlı bitirecek?”
“Bak kardeşin seni geçti.”
gibi günlük yaşamı sürekli yarışa dönüştüren ifadeler rekabeti gereksiz biçimde artırabilir.
Çocukların zaman zaman yarışması doğal olsa da her davranışın kazanan ve kaybedeni olması gerekmez.
İş Birliğine Dayalı Oyunlara da Yer Verin
Bütün oyunların birbirini yenmeye dayalı olması gerekmez.
Birlikte kule yapmak, ortak yapboz tamamlamak veya aynı hedefe ulaşmaya çalışılan oyunlar çocukların iş birliği becerilerini de destekler.
Rekabet ile iş birliği arasında denge kurulması yararlıdır.
Kaybettikten Sonra Oyunu Hemen Tekrar Ettirmek Gerekir mi?
Çocuk çok öfkelenmişse hemen ikinci oyuna başlamak yerine kısa bir sakinleşme süresi gerekebilir.
“Hazır olduğunda tekrar oynayabiliriz.”
demek yeterlidir.
Amaç kaybettiği için oyundan tamamen kaçmasına izin vermek değil, duygusunu düzenleyip yeniden denemesine fırsat vermektir.
Okulda Bu Beceri Nasıl Gelişir?
Anaokulundaki grup oyunları çocuklara kurallara uyma, sıra bekleme, kazanma, kaybetme ve oyuna devam etme konusunda doğal deneyimler sağlar.
Öğretmen de yalnızca sonucu değil; iş birliği, çaba, adil oyun ve arkadaşına saygı gibi davranışları destekleyebilir.
Ne Zaman Daha Fazla Destek Gerekebilir?
Zaman zaman kaybetmeye kızmak küçük çocuklarda normaldir.
Ancak çocuk her oyunda çok yoğun öfke yaşıyor, sürekli hile yapmak zorunda hissediyor, arkadaşlarına zarar veriyor veya kaybetme korkusu nedeniyle oyunlara katılmaktan tamamen kaçınıyorsa davranışın daha ayrıntılı değerlendirilmesi yararlı olabilir.
Sonuç
Kaybetmeyi öğrenmek, çocuğun yenilgiden hoşlanması demek değildir.
Amaç; istediği sonuç gerçekleşmediğinde yaşadığı hayal kırıklığını yönetebilmesi, kurallara bağlı kalabilmesi ve yeniden deneyebilmesidir.
Kazanmak keyiflidir; ancak çocuk için asıl gelişim fırsatı bazen kaybettiği oyundan sonra ortaya çıkar.
Çocuğa verilebilecek en değerli mesajlardan biri şudur:
“Bu kez kazanamadın ama oyun devam ediyor; yeniden deneyebilirsin.”
Çocuğunuzun yaşına göre sosyal ve duygusal gelişimini nasıl destekleyebileceğinizi incelemek için Renkli Rüyalar’ın Çocuğum Büyüyor bölümüne göz atabilirsiniz.
